Sofya: Başkentte Gezilecek Görülecek Yerler

Sofya Alexander Nevski
Alexander Nevski Katedrali

Sofya, Türkiye’den tren seferlerinin başlaması, Avrupa’ya ucuz uçuşların olması, yurt dışına çıkmak için yakınlardan başlamak istenmesi gibi sebeplerle gezmek isteyenlerin uğrak noktası haline gelmiş durumda. Gerek Doğu Avrupa kültürünü tanımak, gerekse Bulgaristan yaşam tarzını görmek için başkent Sofya güzel bir seçim.

Sofya’yı ziyaret etme sebebiniz ne olursa olsun, şehri tanımak için çok vaktiniz yoksa bir ya da iki gün yeterli olacaktır. Tabii gitmeden önce bu yazıya göz gezdirip kafanızda bir rota çizdiyseniz.

Azize Sofya’nın Şehri

Sofya uzun yıllarca Osmanlı kontrolünde kalmış, 1879 yılında Bulgaristan’ın başkenti olmuş olsa da 6000 yıldan uzun bir tarihi var. Vitosha Dağı’nın eteklerinde bulunan 1000 kilometrekarelik Sofya ovası, stratejik olarak yıllarca kontrol altında tutulmaya çalışılmış bölgelerden biri. 1.5 milyona yakın insanın yaşadığı Sofya, Bulgaristan’ın başkenti. Yaz aylarında oldukça sıcak, kış aylarında ise tam tersi soğuk bir şehir. Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası tam olarak buralardan geliyor, gerisini siz düşünün. 🙂

Sv. Sofya

 

Şehrin ismi zamanla değişerek gelmiş, en son Sofya halini almış. Bu isimle ilgili, şehrin kutsal olarak gördüğü azizesinin de dahil olduğu bir rivayet var:

Yıllar önce imparatorun gözü gibi sakındığı, herkesten, her şeyden çok sevdiği bir kızı varmış. Kızı büyümesine rağmen ne bir arkadaşı ne de imparatorun gözüne girebilecek kadar iyi bir eş adayı varmış. İmparator, yardımcılarını, emrindeki komutanları vs. çağırıp kızı için savaşa gittiği zamanlarda güvenerek bırakabileceği ve kızının da yaşamaktan keyif alacağı bir şehir aradığını söylemiş. Birçok fikir çıksa da en baskın olanı Sofya şehriymiş. Kız Sofya’ya gelince çok sevmiş fakat genç yaşta bakire olarak ölmüş. Bakire Sofya’nın ismi şehre verilmiş. Yıllar sonra şehrin tam merkezine bir heykeli yapılmış. O gün bugündür halk Azize Sofya’yı kutsal olarak görür, şehri her zaman koruyup kolladığını düşünürmüş.

Sofya’da Neler Yapılmalı, Nereler Görülmeli?

Tezatlarla Dolu Şehir Sofya

Sokaklarda anlamsız graffitiler

Bulgaristan ekonomik yapısından dolayı yıllarca Avrupa’nın gerisinde kalmış, Avrupa Birliği’nin yardımlarıyla yavaş yavaş toparlanmaya çalışıyor. Bu sebeple şehirdeyken eskiliği, dökülmüşlüğü ve modernliği aynı anda görebilirsiniz.

Bazı sokaklar o kadar bozuk ki yürümek bile mümkün değil

Tarihi, kültürel binaların arasında bir anda konduruverilmiş gibi duran yüksek binalar, alışveriş merkezleri; yenilenmiş ana caddelerden ara sokaklara geçtiğinizde yürümekte bile zorlandığınız sokakları Sofya’yı kendisine özgü garip bir şehir haline getiriyor.

Tramvay’a Binin

Sofia tram
Sofya Tramvay

Şehrin sokaklarında gezinen bu tramvay, yeni getirilenlerin aksine (onlara da yeni demek, yeniliğe hakaret olur ama 🙂 ) hem gezdiği sokakların tarihi oluşu hem de sizi yıllar öncesine götürecek kadar eski bir araç oluşuyla güzel bir tecrübe yaşatabilir. Tramvay, iş çıkış saatlerinde inanılmaz dolu olabiliyor. Biletsiz binmeyi düşünüyorsanız bu saatlerde binmeniz en güzeli fakat bu da keyif alamayacağınız bir tura dönüşür ki önermeyiz.

Bazı caddelerde direkteki tabeladan başka durak olduğunu belirten bir işaret veya tramvayın ayrıca caddenin kenarına geçeceği bir boşluk yok. Tramvay caddede yolcu almak için duracaksa tüm araç trafiği de durması gerekiyor.

Sofya’nın İkonik Binaları

  • Sofya Tarih Müzesi
  • İçinde Antik Serdica kalıntılarını barındıran Nevazisimost Meydanı : Tarihe dokunmak isteyenler için.
  • Milli Meclis (Oturumların yapıldığı, kararların alındığı salonlar ve bakanlıklar, vekillerin ofisleri kompleks halinde)
  • Ulusal Sanat ve Etnografya Müzesi (Eski Kraliyet Sarayı içerisinde)
  • Ulusal Tarih Müzesi
  • Ulusal Kültür Sarayı
  • Devlet Tiyatrosu ve Opera Binası
  • Başkanlık Binası
  • Rus Ortodoks St. Nicholas Miracle-Maker Kilisesi
  • Slaveikov Square
  • Sofya Üniversitesi ‘St. Kliment Ohridski’ : Binaların koridorlarını, çeşitli törenlerin yapıldığı salonlarını gezmenizi öneririz.
  • St. Alexander Nevski Katedrali : Şehrin en büyük simgelerinden biri
  • St. George’s Kilisesi
  • St. Nedelya Kilisesi
  • Vitosha Bulvarı : Alışveriş merkezleri ve oturabileceğiniz keyifli kafelerin olduğu bir bulvar. Vitosha Dağı, bu bulvardan tüm heybetiyle görünüyor.
  • Banyabaşı Cami (Tahmin ettiniz mi bilmiyorum ama Osmanlı’dan kalma bu kelime Banyo Başı. Bu bölgede sıcak sular varmış ve hamam olarak kullanılan bir yermiş.)

Hepsi sabah erken uyanıp gün içinde görülebilecek yerler. Çıkmadan önce haritanıza bu noktaları işaretlerseniz, akşama kadar vaktiniz yetişecektir.

Banyabaşı Cami
Sofya NDK
Banyabaşı Camii önündeki park

Sofya Üniversitesi

Mimarisi ve Binalarındaki Detayları Görün

Sofya binalar

Avrupa’nın eski yerleşim yerlerinde olduğu gibi Sofya’da da sizi farklı kültürlerden esinlenilmiş bina tipleri ve binaların üzerinde bolca ayrıntı karşılıyor. Çok fazla mimari bilgimiz olmadığından uzun uzun anlatmak yerine sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyoruz.

Ekileyici, şehre özgü binalar görmek istiyorsanız Devlet Tiyatrosu ile Milli Meclis arasındaki sokaklarda kaybolmayı deneyebilirsiniz.

Sovyet zamanında insanların yaşantısını, apartmanların planlarını vs. görmek istiyorsanız şehrin biraz daha arka mahallelerine gidebilir, gri, boyanmamış beton binalarını, parklarını keşfedebilirsiniz.

Anıtlar Şehri Sofya

Tamamlanamadığı için sökülmesine karar verilen anıt

Avrupa’nın çoğu şehrinde alıştığımızın aksine Sofya’daki heykeller ve anıtlar Sovyetlerin de etkisi ile gri, siyah ve siyaseti ön plana çıkaran, çirkin suratlı, garip şekilli yapıtlar.

Kiril Alfabesini Keşfedin

Milli Kütüphane‘nin önünde bulunan Cyril and Methodius kardeşlerin anıtının önünde vakit geçirin, fotoğraf çekin. Kendileri Kiril Alfabesi’ni bulan insanlar 🙂

Kütüphane binası

Farklı alfabeleri keşfetmek, anlamlarını bilmese de okumaya çalışmak özellikle Ahmet’in geziler esnasında en büyük keyiflerinden biri. Her an yeni okumaya başlamış çocuklar gibi kelimeleri hecelediğini görmeniz mümkün. 🙂

 

Sahaflar Çarşısı’nı Gezin

Slaveikov Meydanı‘nda yıllardır kurulan pazar alanını ziyaret edip yeni, eski bir çok kitabı inceleyin. Belki ilginizi çeken bir kitap,sizi sadece kapağını beğendiğiniz için bile kendine çekebilir.

Sarı Arnavut Kaldırımlı Caddelerde Yürüyün

Eski Kraliyet Sarayı ve Milli Meclis arasındaki bölgede bulunan Sarı Arnavut Kaldırım Taşları, Sofya’yı geziyorum diyenler için görülmesi, üzerinde yürünmesi gereken alanlardan.

Sarı arnavut kaldırımları

Bu sarı taşlar, Avusturya-Macaristan imparatoru tarafından düğün hediyesi olarak Çar I. Ferdinand’a gönderiliyor ve sokaklara döşeniyor.

Bu kaldırım taşlarıyla ilgili bir diğer rivayet de; Bulgaristan sokakları ve caddeleri eskiden çok bakımlı halde değilmiş. (Şu an ne kadar bakımlı tartışılır.) Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun da Bulgaristan’daki çarlığa bir miktar borcu varmış. Kendilerine bu borcu para olarak ödemek yerine sokaklarını onarmayı, taşları döşemeyi teklif etmiş.

 

Şimdilerde o fabrika kapandığından buradaki taşların alternatifi Dünya üzerinde yok. Övünülmesi gereken bir şey mi bilmiyorum ama Sofyalılar bu taşları çok seviyorlar. Bu taşların döşeli olduğu sokaklar ve meydanlarda tabelada yazmasa dahi yaya önceliği var.

Bir Balkan Klasiği Olarak : Büyük Caddelerinde Gezin, Parklarında Nefes Alıp Huzur Bulun

Gündüzden geceye doğru kalabalığın arttığı caddelerde gezin. Yeni bir şehirde, yeni bir kültürün içinde olmaktan keyif alın. Şehrin büyük parklarına girip, özellikle yaşlı insanların nasıl bir hayat yaşadığına şahit olun. Bu bölgedeki parklar, tüm şehrin sesinden arındırılmaya çalışılmış; insanların huzur bulup dinlenmesi için düzenlenmiş yerler. Alın içeceğinizi veya dondurmanızı sessizce etrafı izleyin. Vakit bulursanız parkta satranç oynayan yaşlı amcaların karşısına geçip bir oyun da siz oynayın.

Tüm parklar olabildiğince yeşil ve en az bir havuz bulunuyor

Şehirden Fotoğraflar

Kara Camii

Banyabaşı Camii Önündeki Park

Son Yazılarımızdan Haberdar Ol!

E-MAIL Listemize kayıt olursanız, haftalık yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz !

Bir Cevap Yazın